İçeriğe geç
Şehrekmek logosu

Ekmek Hakkında

EKMEĞİN TARİHÇESİ VE FAYDALARI

Mevlana’dan öğütler Ekmeğin zevkini, ancak aç kimse bilir; tok olan, o zevki, hiç bilmez! Ekmekçi dükkanındaki ekmeklerden dükkanın ne haberi vardır? Ekmekçi aç olsaydı, ekmeği hiç satmazdı; seher rüzgârı gülün kıymetini bilseydi, onu saçıp dökmezdi!

Ekmeğin önemi atasözlerimize, türkülerimize, deyişlerimize yansımıştır. Mesela, ‘ekmek aslanın ağzında’, ‘ekmek elden, su gölden’, ‘ekmek uğruna, ekmek kavgası’ deriz. Hatta kızılan birine beddua ederken ‘ekmek atlı, sen yaya olasın’ bile edilmektedir.

Ekmek, dünyanın en sevilen ve çok tüketilen besin maddesidir. Her kıtada, her kültürde çeşit çeşit ekmek yapılır. Ekmeğin tarihi, günümüzden 12.000 yıl öncesine kadar uzanır. İnsanların, yerleşik yaşama geçtikleri zamanlarda tahıl yetiştirmeye ve bunları yiyecek maddesi olarak kullanmaya başladıkları tahmin ediliyor. O zamandan bu yana ekmek ve tahıl çeşitleri yaşamın ve refahın simgesi oldu. Araştırmalar, o dönemde yaşamış insanların tahıl tanelerini taşların arasında ezerek bugünkü kepekli unlara benzeyen bir un elde ettiklerini göstermektedir. Un, suyla karıştırılıp yoğurularak hamur elde ediliyordu. Bu hamur, önceden ısıtılmış taşların üzerinde pişiriliyordu. Yufka ekmeğine benzeyen bu tip mayasız ve sert ekmekler, bugün bile birçok Asya ve Afrika ülkesinde görülmektedir. Güney Amerika’nın mısır tortillası, Hintlilerin chapatti’si (çapati) gibi. Bu ekmeklerin yapımında çoğunlukla arpa, darı, mısır ve buğday kullanılıyor. Günümüzde ekmek, buğday ya da çavdardan elde edilen una ekmek mayası katılarak hazırlanmaktadır. İçine maya katılan hamur bir süre sonra kabarır. Bundan 4500 yıl önce Eski Mısır’da da ekmekler buna benzer bir yöntemle yapılırdı.

EKMEĞİN BESİN DEĞERİ

Ekmek, insan gıdalarının başında gelmektedir. İçeriği, şekil ve tekniği değişikliğe uğrasa da, bugün dünyanın her yerinde bilinmekte, üretilmekte ve tüketilmektedir. Hemen hemen tüm insanlığın ortak yiyeceğidir. Ucuza mâl olması nedeniyle tüm dünyada dar gelirliler tarafından daha fazla önem verilmekte ve fazla tüketilmektedir.

Ekmek, insan gıdalarının başında gelmektedir. İçeriği, şekil ve tekniği değişikliğe uğrasa da, bugün dünyanın her yerinde bilinmekte, üretilmekte ve tüketilmektedir. Hemen hemen tüm insanlığın ortak yiyeceğidir. Ucuza mâl olması nedeniyle tüm dünyada dar gelirliler tarafından daha fazla önem verilmekte ve fazla tüketilmektedir. Ekmeğin hammaddesi buğday unudur. Buğdayda bulunan bütün besin öğeleri ekmekte de vardır. Ancak, yeterli ve dengeli beslenme için gerekli olan vitamin ve mineraller daha çok buğdayın özünde (embriyosu) ve dış kabuğunda bulunduğundan, öğütülürken saflaştırma durumuna göre undaki miktarları azalmaktadır. Bunun yanında, mayalanma ile bazı vitaminlerin miktarlarında artış olmakta, minerallerin vücuda yararlılıkları artmaktadır. Tabloda görüldüğü üzere ekmekte A ve C vitamini dışındaki vitamin ve mineraller enerji ve protein içeriğin

oranlı olarak bulunmaktadır. Tam buğday unundan yapılan ekmeğin vitamin ve mineral içeriği beyaz un ekmeğinden çok daha yüksektir. Aynı zamanda vücutta enzimler tarafından sindirilemeyen karbonhidratların oluşturduğu posa miktarı da saflaştırılmamış undan yapılan ekmekte yüksektir.

TAM BUĞDAY EKMEĞİ VE TAHILLI EKMEKLERİN BESLENME ÜZERİNDEKİ ÖNEMİ VE FAYDALARI

Türkiye genelindeki tahıl ve tahıl ürünleri besin tüketiminde ilk sırayı almaktadır. Günlük aldığımız enerjinin karbonhidratlardan gelen katkısı ki bu katkıda tahılların yeri çok önemli, %50-60 hatta kırsal kesimlerde %70’ler civarındadır. Un, bulgur, makarna, nişasta, ekmek, pirinç gibi pek çok tahıllar ve ürünlerini kullanmaktayız. Bunlar içersinden günlük beslenmemizde en çok tükettiğimiz tabi ki ekmektir. Besleyici değer açısından baktığımız zaman, buğdayın öğütülme durumuna göre enerji ve besin öğesi değerlerinde bazı kayıplar olmaktadır. Düşük randımanlı unlar, saflaştırılmış unlarla karşılaştırıldığında kayıp oranları artmaktadır. Mesela kalsiyum, çinko, demir, magnezyum, niasin, B1, B2, B6 vitaminlerinin miktarlarının tam buğday ununda çok yüksek olduğunu görüyoruz. Tahıl tanesini incelediğimiz zaman endosperm dediğimiz kısım tahılın enerji deposu olup, buğdayın %83’ünü kapsamaktadır. Ruşeym denilen kısım protein lipit, vitamin ve mineraller açısından oldukça zengindir. Kepek kısmı ise posayı oluşturmakta, vitamin ve mineral yönünden oldukça zengindir. Tam tahıl olarak bulgur, kırık buğday, makarnalık buğday, kılçıksız buğdayı kullanırken, tam tahıl olmayan ürün olarak kuskus, beyaz un, buğday tohumu yani ruşeym, kepek kullanılmaktadır.

Online Şehrekmek